Bu aralar saçlarımın eskisine göre daha fazla döküldüğünü fark ettim. Evet, prenseslerin de saçları dökülebiliyor. :) Bu duruma hemen dur demem gerekiyordu. Aklımda bir kaç markanın eczane ürünleri vardı. Mesela; Pyto, Phtolium4 bu ürünün test sonuçları dikkatimi çekmişti. Bu nu deneyebilirdim, ya da minoxidil içeren bir ürün fakat bu ve bunlara benzer ürünlerini görmek için bir kaç ay beklemek gerekiyor bir oğlak olarak asla beklemeye tahammülüm olmadığını canımdan çok sevdiğim takipçilerin bilir :) Neyse, beklemeden neler yapılabilir diye yerli yabancı sitelerden araştırdım. Kendimin de geçmiş engin deneyimlerimle buluşturunca en mantıklısının soğan suyu ve bal olduğuna kanaat getirdim. Bugün hatta şu an saçlarımda ikinci haftanın soğan suyu duruyor :) Ben soğan suyuna, iki diş sarımsak ve bir tatlı kaşığının ucu kadar bal ekledim. Sonuçlar İNA NIL MAZ.
Yapılışa geçeyim, bir orta boy sarı soğan, iki diş taşköprü sarımsağı, bir tatlı kaşığının ucu kadar bal ve rende işimi gördü. Ayrıca ben bu işler için sakladığım bir kaç bez parçası kullandım, bu bezin içine koyup iyice başa bir kaba sıktım. Bu benim tekniğim :)

Soğanı ve iki diş sarımsağı rendeleyip azıcık da balı tahta kaşıkla ekleyip karıştırdım, iyice süzdüm ve elimdeki damlalıklardan biriyle saç diplerime masaj yaparak uyguladım. Yarım saat ya da bir saat saçımda bekledikten sonra, şampuanımla yıkadım. Gelelim sonuçlara sonuçlar, harika, dökülme neredeyse durdu. Yıkadıktan sonra saçlarımın canlandığını fark edebiliyorum. Tek dez avantajı, kokusu, kolay saçtan çıkan bir koku değil. Tek şampuanla yetinmek zorundayız, kaş yapalım derken göz çıkarmak istemediğimiz için, bir kere şampuanlamamız gerekiyor. Haftada iki kere yapılıyor. Eğer başlarım kokusuna önemli olan benim ipek saçlarım diyorsanız, kesinlikle tavsiye ederim. Bu kürün ayrıca beyazlamış saçları yavaş yavaş eski rengine getirdiğini de yurt dışında bir makaleden okudum. Saçın tüm sorunlarına son derece kolay ve hızlı çözüm.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder