Pages

10 Mayıs 2014 Cumartesi

Aldatıldığını nasıl anlarsın ?

   Öncelikle bu yazıyı okuyorsanız ve şüpheleriniz varsa üzgünüm, bunu bilmenizi isterim. Yani sitemde bir sürü güzel şey varken bu kısımdaysanız üzgünüm. Çevremde özellikle evli kadınlardan o kadar çoğu aldatılıyor ki bazıları bu durumun farkında bazıları değil. Farkında olanlarla konuşup dertleşiyorum. Farkında olmayanlaraysa  asla bir şey söylemem, söylemem durumunda sonuçları ön görebiliyorum. Bekar kızlar için de durum son derece kötü çünkü; aldatılma aldatılmadır ama evli olup da sevdiğin erkeğe herşeyini verip, mutlu bir yuvan olduğunu çocuklarıyla mutlu bir aile olduğunu sanarken kocanın seni aldatması da ayrı bir üzüntüdür. Burada aldatılan kadınlardan edindiğim tecrübelerden, kendimden, ve özellikle erkeklerden edindiğim tecrübelerden bahsedeceğim. Her erkek en zekisinden en moronuna kadar aldatabilir. Bazıları çok iyi saklar bazıları gözünüze gözünüze sokar, bazen en zekiler en aptalca şekilde yakalanır. Bazen de en saftirikleri yıllarca işlerini büyük bir gizlilikle yürütür. Ne kadar iyi saklamaya çalışsalar da kadınların kendine has hisleri mutlaka onlara bir şeyler söyler. Konu aldatıldığını anladığında en son yapacağınız şey kendinizi suçlamak ya da ''acaba'' adında ki o saçma soruyu sormaktır. Aklıma gelen aldatılma durumlarını bir bir sıralaycam, belki birçoğu belki hiçbiri sizinkine uymuyordur. Dediğim gibi aldatıldığınızı anlamak biraz hislerinize biraz da tekniğe kalmıştır.  Sonuçta aynı yatakta görmediğiniz sürece hatta görseniz bile bir erkek sonsuza kadar inkar eder. Kafasını toprağa gömen deve kuşu gibilerdir. Kimsenin sizi aptal yerine koymasına izin veremezsiniz, bu kişi sizin kocanız, çocuklarınızın babası olsa bile,mutlaka yapacak şeyleriniz sizin de vardır. Ama önce aldatıldığınızdan büyük oranda emin olmanız gerekir.






Başlıyoruz;

Eğer eve geldiğinde telefonu hep kapalı oluyorsa, bu çok sıkıcı ve sıradan bir numaradır. Hala yapan erkekler var. Rahatsız edilmek istemediklerinden bahsederler, şimdi biri arar canımı sıkar derler. Bu erkekler sabıkası en kalabalık olanlardır. Bu tipler bazı kadınların arayamasından endişe ederler. Düşünsenize bazı erkekler karılarını ya da sevgilelerini aldatsa bile teli evde kapamazlar, bilirler ki aldattıkları kişiler onları aramaz. Ama bu kapatanlar belki birilerini kendine aşık etmiş olabilirler. Onların yerli yersiz aramasından korkarlar ya da başka bir sürü durumdan da korkuyor olabilirler. Kontorollü değillerdir.

Saçınız hakkında ya da vücudunuzda herhangi bir yer ile ilgili eleştiri yapıyorlarsa; buna şaka da dahil şaka yollu sizi eleştiriyorlarsa, ya da bunu ciddi ciddi sizi rencide edecek şekilde yapıyor olabilirler. Bu erkekler de sizi aldatmıyorlarsa bile potansiyel aldatıcılardır. :) Sağda solda hoş kızları görüp, akılları başlarından gidiyordur. Size de bu şekilde yansıtıyorlardır.

Aniden size hediye alıyorsa ya da çok iyi davranıyorlarsa; insanların doğaları basittir. On yaşında annesinin halısına kola döken çocuk nasıl şirinlik yapıyorsa mantıkları aynıdır. Bunu kendi vicdanları için yaparlar. Bir arkadaşım var, koca her hediye verdiğinde aldatıldığından neredeyse emin. Tabiiki her hediye alan erkek karısını aldatmıyordur. Bunu siz anlarsınız, hediyeyi verişinden, hediye almadan önceki halinden, neler yaşandığından bunları tahmin edersiniz.

İş için ya da başka ciddi sebeplerden ötürü şehir dışına gidiyorsa; bunu yapan erkeklerde var. ev geldiklerinde dikkatli olun, konuşurken gözlerinin içine bakın. Burası önemli aldattığından ciddi şüpheniz varsa, içinizden ona taktığınız bir lakap vardır. Onu söyleyerek, aldattığını biliyorum deyin ve gözlerinin içine bakın. Düşünün yani, sakın söylemeyin. :) Gözleri her şeyi söyler.

Rutine dışına çıkıyorsa; bu her alanı kapsar. Sex hayatınızdan yemek yemeğe, hemen her şeyi kapsar. Bir erkek alışkanlıklarını değiştirmeyi sevmez. Eğer her zaman yaptığınız bir şeyi yapmıyorsa bahaneleri varsa ya da daha sonra yaparız diyorsa, altında bir şey olabilir. Dediğim gibi değişiklikleri sevmeyen bir erkeği bu değişimleri yapmaya zorlayan nedenler olabilir. Ve umarım burnunuz iyi koku alıyordur.












8 Mayıs 2014 Perşembe

Genç Görünmenin 10 yolu

New Beauty

          Bu dergiyle tanışmam bundan uzun uzun yıllar öncesine dayanmıyor, bir kaş sene öncesinde tanıştık. :) Ay çok gıcık bir giriş oldu ama delete edemiycem devam edicem, su yolunu bulur HA HA. Bu dergiyle ilk sayısını bir süper market'te boş boş dergilere bakarken tanıştım. Aaa dedim, gene bir moda dergisi çıkmış. Büyük bakım gurusu olarak, sayfalarını inceledim. İnceledikçe aslında bakım değil, genel olarak kişisel bakım ve tıbbi müdahaleleri ve en son medikal estetik uygulamaları, plastik cerrahi yöntemlerini okuyucularıyla buluşturan bir dergi olduğunu fark ettim. Hydropeptide ürünü de vardı o sayısında çok iyi hatırlıyorum, bu marka amerikanın ciddi markalarındandır. Öyle herkesçe bilinen bir marka değildir. Bu markayı görünce bu dergide farklı bir şeyler olduğunu anladım.Onun dışında yeni çıkan molekülleri, ürünleri de yazmaları çok hoştur. Benim gibi makyajdan çok bakımın her türlüsüyle ilgileniyosanız kesinlikle okumanız gereken bir dergidir. Ben her sezon alırım. Aylık değil sezonluk bir dergi. Artıları; bütün olarak bakım rutinine yaklaşmasıdır. Örnek olarak; diş estetiğinden, alınan destek tabletlerine(vitamin, mineral v.b) , organik sulardan, yeni cerrahi uygulamalara kadar uzman doktor görüşleride sıralanabilir. Amerikan menşeyle bir dergi. Bir de her bir kaç sezonda bir en sondaki saç ürünlerini tekrar tekrar vermeseler daha iyi olur. Respect New Beauty !!


7 Mayıs 2014 Çarşamba

juno astrology


             Bir kaç ay evvel, burcumda bir dalgalanma hissettim. :) Daha doğrusu, o dalgalanmayı yıllardan hissediyorum ama bir bakayım dedim. Yerli ve çoğunluğu amerikalı ve kanadalı olan astrologların sitelerine bakmaya başladım. Hatta bazılarıyla mesajlaştım. Benim en sevdiğim özelliklerimden biri bir şeyle ilgileniyosam onu derinlemesine araştırırım. Hatta yarı profesyonel olurum diyebilirim. Burnumu yaptırırken o kadar araştırmıştım ve okumuştum ki neredeyse kendi ameliyatımı kendim yapıcaktım. Uzun lafın kısası, biricik ülkemde bu konuda çok yetenekli insanlar olduğuna eminim fakat; benim dikkatimi juno çekti. Bu hanimefendi, oğlak kadını büyük ihtimalle yıllarca başka meslekle uğraştı. Diğer yandan da astorolojiye merak saldı ve son derece başarı. Bende bir oğlağım ve bir çok işi en iyi yapmanın ne demek olduğunu bilirim. HI HI :) Eğer astorolojiyle ilgileniyosanız, bu siteye bakmanızı tavsiye ederim. Kişiliği ve içtenliği, espiri anlayışıda hoş bir hanıma benziyor. junoastrology.com'dan ulaşabilirsiniz. Sevgiler.

2 Broke Girls

   
         
    Önceden daha detaylı daha karmaşık ve ciddi prodüksiyonlu diziler seyrederdim. Kimi kandırıyorum beğendiğim adamların olduğu dizileri :) seyrederdim. Şimdi, daha çok kendimi bulduğum dizileri seyrediyorum. Two Broke Girl,s bu aralar favorim ve  bütün sezonlarını izledim. Caroline ve Max son derece eğlenceli, ve rol açısından ne yaptıklarını bilen kızlar, onları izlemek eğlenceli. Hayallerinin peşinden koşmaları, one dollar'dan alışveriş yapmaları ki burada bu tahta kale'ye tekabül ediyor. Çok eğlenceli. Bu aralar tek seyrettiğim dizi Two Broke Girls, beni gülümsetmeyi  başarıyor bu halimde bile.. 


6 Mayıs 2014 Salı

FDA Aşkına

şaç beyazlaması



                                                                                             
            
                                                                                                                                                                   
                                                                                                                                                                                                             Bu tarif, hemen hemen her tarifini denediğim Şems Aslan Hanıma aittir. Özellikle pirinç unu ve papatyalı bir tarifi vardı. İlk onu denemiştim. Sonuç bir harikaydı, gözenekler neredeyse kayboluyor ve cilt pırıl pırıl oluyordu. Bu tarifte, saç beyazlamasını yavaşlattığı ve bir kaç ayda yeni saç oluşumunu tetiklediği için dikkatimi çekti ve yapmaya karar verdim. Kalanşo ana vatanı madagaskar olan yüzlerce çeşiti olan bir süs bitkisidir. Kendine has karakteristik bir kokusu ve etli yaprakları var. Bir kaç yaprağı havanda dövüp, küçük küçük doğranmış incirleri suda yarım saat bekletiyorum. Sonra ellerimle inciri iyice sıkıp suyla tamamen bütünleşmesini sağlayıp, dövdüğüm kalanşoyla karıştırıyorum. Damlalık yardımıyla saç diplerime sürüyorum. Bir saat bekletip yıkıyorum. İlerleyen dönemde etkisini yazarım. Ama karışım çok dikkat çekici bir denemek istedim. Ben neleri denemedim ki. Saç foliküllerini uyardığını söylüyor, bu mümkün olabilir, hem kalanşo hem de kuru incir güçlü phyto'lar.. Yalnız burada garip bir durum fark ettim. Şems Aslan bu uygulamayı hafta bir ya da ayda bir yapın dedi. Burada yanlış söyledi. Ayda bir defa uygulamakla sonuç verse bile bu yıllar alır ama kendisi üç ayda küçük küçük saçların çıktığını ve beyazlamanın durduğunu söyledi. Haftada en az üç gün kullanılması gerekiyor. Ben öyle yapıyorum, yazmaya devam ederim.

NOT; Kalanchoe'nin içindekilere bakarsak ki bu çok şaşırtıcı, yapraklarında; P-coumaric, ferulic, syringic, caffeic and p-hdroxybenzoic acids, quercetin ve kaempferol (Rastogi & Mehrotra, 1993), ayrıca  fumaric acid, lipids, phenolic substances, cytotoxic bufadienolide orthoacetate buna da ilaveten n-alkane, n-alkanol, β-amyrin ve sitosterol, (Asolkar et al., 1992). İnanılır gibi değil, inciri bu kadar araştırmadım ama o mübarekte daha neler vardır. Millet bir minoxidil, rogaine diye tutturmuş. FDA şunu onayladı bunu onayladı. Başka birşey bilmiyolar bu arada fda ile ilgili bir yazı da yazıcam :)