Pages

24 Ocak 2014 Cuma

sabah bakışı



      Bir blogger her zaman uyanık olmak yeni şeyleri okuyucularıyla paylaşmalıdır, biliyorum ama sabaha karşı uyuyorum ve geç uyanıyorum. Uyanık kalmak benim için ne kadar zor bilseniz :))
     
     Neyse bu arada, sanmayın hiçbir şey almıyorum, araştırma yapmıyorum falan filan bi oğlak kadını bir şeyler  araştırmadan, dünyayı kurtarmadan, hepsi için geçerli değil ama haritasında yükseleni yay karşı açısında aslan olan bi oğlaksanız, alışveriş yapmadan tüketim, tasarım dünyasını parmaklamadan yapamaz.
     Eveeeet bugünkü astroloji konumuz gezegenler ve üzerimizdeki etkileri. heheheh ayyyyy neyse sabah gıcıklışekerli durumu mu bi yana bırakmak istiyorum. Ve yazacaklarımı kısaca girişkah ettikten sonra elimden geldiği kadar yazamaya çalışacağımdır.
      Bu aralar neleri beğeniyorum, nelere ilgi duyuyorum bunlara kısaca değineyim. Öncelikle Jazz dinliyorum bu aralar her zamankinden çok, neden bilmiyorum ama favori müzik türümün jazz olduğunu söylememe gerek yok. Sıkı takipçilerim bilir :))) Ay biri baksa yalancı çıkıcam hiç takipçim yok ki benim :))) Benim hiç takipçim olmadı :(( Bu beni yolumdan alı koyar mı katta hatta asla.....
       KENZO HAT



Bu şapkalarda benim hoşuma giden, Kenzo yu herkes bilir, uzakdoğunun o saf o rafine o kendine ve doğaya saygılı duruşudur. Bu şapkalarda da bu durum çok iyi ve karakterli bi şekilde işlenmiş. Bu şapkaları hemen hemen herşeyle kombinleyebilirsiniz.( gelinlik hariç) ben çok sevdim ve kesinlikle çok havalı. Kullanan ünlülerden bahsetmeme gerek yok ayrıca bu durumdan da irite oluyorum, sanki ünlüler kullanınca bişey oluyo, onların ünü bize geçiyo ya da bankadaki paraları, saçma pazarlama stratejileri işte. siz siz olun kimin ne kullandığı ya da ne aldığıyla değil sizin kullanırken ya da alırken neyin huzurlu ettiğine değer verin, diyerek şapka bahsini kapatıyorum, kapatıyorummmm, kapatttımmmm.....

bioderma sebium pain;

Gözenekli bi ya da gözeneklenmeye meğilli bir cildim olduğu için, halk arasında karma, combo denen olay genelde jel, sabun içermeyen bar kullanırım. Bu ürünü de o sebepten aldım. Biodermanın bir çok ürününü kullanıyorum. Bu sabununu sevdim mi evet ama bir daha satın almam, fiyatı internette 19.90 bile var ben eczaneden 27 liraya aldım. Mesele para değil, söz konusu bakımım olunca böbreklerimi satar gene alırım. ayyyy çok çirkin oldu ama siz anladınız demek istediğimi, içeriğinde zinc pca, ginko biloba falan var kokusuda son derece hafif. Beğendim denemek isteyenlere tavsiye ederim ayrıca bunun jel olanı da var hakkında kısa da olsa yazmıştım...

Birde baya baya beğendiğim bir ürün var, Şişlideki rossmann dan aldım. De loop selection cell energy complex ;


İçeriğini okuduğumda biraz şaşırmadım desem yalan olur, ne söylesemmm yalannnnn, neyse laminara digitata (kahverengi su yosunu) ceramid 3, niacinamide, vit e, falan gibi bi kokteyl diyelim hadi :)) bunlar cildin oksijen almasına yardımcı olan ve nemlendiren etkenler, ben kesinikle beğendim heme fiyatı 19.90 son derece iyi herkese özellikle, sigara içenlere ve stressli yoğun iş hayatı olan şehir kızlarına öneririm. Bir daha alır mıyım alırım niye almayım.

Bir de Loreal Skin perfection serum var gerçi onu ilk çıktığımda almıştım. Hakkında aman bloglar mloglar yazıp yazıp duruyo, öyle yepisyeni bi durumu yok, iki üç yıl önce çıkan Lancome visionnaire'nin aktif maddesi genel tüketiciye uyarlanmış versiyonu gibi. LR 2412 neydi kışlar ( kızlar) bu loreal laboratuvarlarının bi buluşu, yasemin çiçeği evet yasemin çiçeğinden deliver edilen bi asit adı da sodiumjasmonete olması gerekiyor, Gerçi Lancome %4 kullanmılmış, bu serumda o kadar kullandığını sanmam yoksa koca koca harflerle yazarlardı. Bir de Perline-p var bu da gözenekler için için seçilmiş bi ajan olmalı. Aman nefret ettiğim bi durum var bu serumlarda, serumlarda diyorum çünkü; lazer x3'te de vardı bu sim koymuşlar ya, bu neyin kafası anlamadım. Nereye gidiyoruz, 1955 te köy düğününe mi :) ay yanlış anlamasın kimse.



Bu fotolarda görülebilir ürünler, fiyatları da öyle fazla değil deneyin derim. Bugünlük de bana ayrılan sürenin sonu geliyoruz. Aklınıza takılan her şey için bizlere ulaşabilirsiniz. Yorumlarınızı bekliyorum . aahahahha

Bir de saçlarınız yağlıysa şampuana yarım limon suyu sıkıp iyice çalkalayın bi deneyin. Şok olacaksınız....





29 Aralık 2013 Pazar

bioderma sebium gel

 

      Uyku tutmadı üstüne bir de yakın arkadaşımın aşk ve hayat acılarını telefonda dinledim elimden geldiği kadar destek oldum. Bir anda kucağımda laptopumu buldum, hazır elim değmişken temizleyiciler hakkında yazayım dedim. Şimdiye kadar kullandığım temizleyiceleri sırasıyla yazsam sanırım onlarca sayfa yazmam gerekir. Evet ben hep yeni şeyler denemekten hoşlanırım. :) Arada aklımda kalanlar da var, unuttuklarım da diyerek temizleyicilerde favorilerime başlayabilirim. Yüksek müsadelerinizle.....
       
      Bioderma , sebium ; bu jel bence karma ve yağlı
ciltler için harika bir seçim, gözenekleri sıkılaştırdığını ve yağlanmayı az da olsa kontrol altına aldığına bizzat şahidim. :) Toniğini de kullandım ama şu an vichy normaderm tonik kullanıyorum.




adam gibi düzeltmesini de bilirim




 Bir düzeltme yapmak istiyorum, ben yeni öğrendim büyük ihtimalle sizlerde yeni öğreneceksiniz. Bu BB kremler ilk garnierden çıktı, yok şurdan yok uzak doğudan Missha dan  falan ama çok ilginç ilk defa BB kremi dr schrammek bb cream adıyla çıkarmış. Kutunun üstünde de the original yazıyor. Neden acaba ?







28 Aralık 2013 Cumartesi

bloggerlık :)




               Bizim meslekte (bloggerlıkta) oldum demek öldüm demektir. :))) Bu sebepten durmadan bir şeyler paylaşmalı, bu paylaşımlarda okuyan zat-ı muhteremlere bir şeyler katmalı ve faydalı olmalıdır. Bende bu bitip tükenmek bilmeyen high end blogger ruhuyla TCA ve Glikolic Asid peeling hakkında yazıma başlıyor ve okuyan herkese yardımcı olmasını diliyorummmm....
              TCA, bu konuda kadınlarımızın kafası karışık, akıllarında sorular sorular sorular, yapsam mı yapmasam mı nasıl olur, nasıl biter ya yüzüm  çok yanarsa ya öyle olursa ya böyle olursa haklılar da, sonuçta TCA, tricloroasetikasit son derece yakıcı, özellikle insan derisi gibi hassas bir organ için son derece yakıcı ve tahriş edici olabilir. Ama zaten bizim amacımızda üst deriyi ya da ihtiyaca ve uygulanan bölüme göre yoğunluğu arttırılarak daha alt kısımlarını derinin yakmak ve böylece alttan daha sağlıklı deri oluşumuna neden olmaktır. Burada uygulanması gereken şeyler son derece basit ya da şöyle söylemek gerekirse dikkat edilmesi gereken şeyler son derece basit bunlara uyduğunuz ve kontrollü olduğunuz sürece ben bir sorunla karşılaşılacağına pek ihtimal vermiyorum. Ben yüz için kesinlikle ama kesinlikle %15 lik karışımdan daha fazlasını kullanmayı kimseye tavsiye etmem bu nacizane benim düşüncem ki yüzüm bunları deneye deneye kah perşembe pazarı modun da kah pamuk prenses modunda gezdiğim için biliyorum. Dediğim gibi %15 lik karışımdan fazlasını yüzünüze sürmemelisiniz. Sürerkende kulakk pamuğuyla iki kulak pamuğuyla uygulamak en uygunu. Burun kenarları ağız kenarları oldukça hassa bu aside karşı o yüzden eğer cildiniz hassassa ya da korumak istiyosanız o kısımlara az miktarda vazelin sürebilirsiniz. Bekleme süresi iki dakikayı geçmemeli zaten, karıncalanma ya da yer yer beyazlık ki bu beyazlık asitle üst derinizin piştiği anlamına geliyo o süre sonun da yıkamanız yetrerli olacaktır. Ben iki ya da üç dakika bekletirim ama kesinlikle gözüm yüzümden ayrılmaz :) Ve bol soğuk suyla yıkar, bepantene sürerim. Burada sizlere tavsiyem benim gibi yapmayım ben sadece soğuk suyla yıkıyorum, siz sodayı bir iki yemek kaşığı sodayı suda eritip onunla yüzünüzü hızlı bi şekilde yıkamanız. Önceden hazırlayıp bi kenara koyun ve yüzünüzü yıkayın. Ay çok karışıyo gibi oldum size ya :) o Soda asiti yüzde nötrleyecektir. Sonra nemlendiricinizi işte bepantene olur, aloe veralı bişeyler olur hassas olmasına dikkat edin. Daha sonra bi hafta beklemek dışında yapacağınız bişey yok, derinin imdaaat diyerek kendini atmasından başka... Sert temizleyicilerden, peelinglerden uzak duruyoruz tabe, bundan sonra dediğim organizmamız işini yapacak o yanmış deriyi atacaktır. Ben tavisye ediyo muyum tca yı senede iki kere belki yapabilirsiniz. Ben defalarca yapmış olduğum halde öyle süper sonuç aldığımı söyleyemem ama kesinlikte üst deriyi yeniliyo. %20 ya da 50 karışımlısını da asla yüzüme sürmem...



Bu kızımızın ben olmadığını söylememize gerek yok :) ben asla bu kadar güçlü bir karışımla yüzüme kimyasal peeling yapmam, derinin bu kadar altına kimyasal sokmanın da gereği yok.

Gelelim Glycolic Asid Peel a, bence en güzeli en iyisi en sağlıklısı en tatlısı en şekeri :))))  Ben %15-20 gibi kullanıyorum. İlk başlayanlar bir dakikayla daha sonra iki hafta sonra iki dakika ya çıkarabilirler. Aslında ciltlerinin tolere durumuna göre üç dakika da olabilir. Gene karbonatlı suyla yıkayım nemlendiriyosunuz. Bu peelin de üst derinin soyulması çok sık rastlanır bi durum değildir. Tavsiye ederim evet. Kaldı ki glycolic asid ve türevleri kozmetik ya da dermokozmetik ürünlerin içinde sık rastlanılan özellikle sebum kontrolü, lekeler ve hatta nemlendirmek amaçlı kullanılıyor. İşin garibi glycolic asid son derece iyi bir nemlendiricidir. Diyerek asit konuma bir son veriyorum.








my favorities

Diğer favorilerim iseee

Varan 2, Dior diorskin nude; ben su bazlı fondötenleri daha çok seviyorum, yani doğal olan yarı kapatıcılığı olan fondötenleri, bu da onlarda biri yarı yarıya su içeriyor uygulaması da son derece kolay bolca shake edip elimle sürüyorum. Sonuç son derece başarılı, kapatıcılığı da oldukça iyi ve sonuç oldukça doğal. Ben memnunum eğer maske gibi durmasın doğal olsun e biraz da kaliteli olsun diyorsanız tavsiye ederim.


Varan 3, bu fondöten arkadaşımız da gene oldukça popülerlerden MUFE face&body gerçekten harika harika harika, biraz sallayıp ellerimle sürüyorum sonuç kadife gibi sağlıklı bir cilt. Bu fondöteni de hemen hemen her yerde görebilirsiniz. Bloglar da youtube da herkes bahseder. Bahsedilmeyi hak ediyor. Bence HD den daha iyi. fiyatı da 89.90 tl olması gerekiyor. Bana hediye geldi de :)





fondöten dondöten fondöten

Elim değmişken bi de ortaya dünya çapında meşhur herkesin dilinde fondötenlerden bahsedeyim ve bu fondötenlerle olan deneyimlerimden bahsederek konuyu kapatayım. Belki birilerine faydalı olur diye umalım. Aslında ne kadar komik değil mi insanların ne kadar çok derdi varken doğru fondöteni seçmek de son derece ciddi bir iş. Ayy saçmalıyo muyum neyse :)

Varan 1, Avon Ideal flawless bu fondöten youtube da ya da her hangi ciddi makyaj malzemelerinden anlayan insanların favorileri arasında olduğunu görürsünüz. Benim de favorim ama likit olanı değil, compact olanı. Aslında ikiside harika, cilde son derece farklı bi hava kattığını rahatlıkla söyleyebilirim. Nasıl biliyo musunuz ? Bi parlaklık var ama bu kesinlikle rahatsız edici değil son derece doğal ve sağlıklı bi ışıltı. Aslında sağlıklı ışıltı konusunda çok emin değilim. Bi ışıltı var ama bu simli falan değil hani gençlikte bi yağ fazlası ya da doğal bi parlaklık olur ya onun gibi bişey ve kesinlikle rahatsız edici değil, kesinlikle herkese tavsiye ederim. Ben medium beige olanı kullanıyorum. Alttaki hanım kızımız abla kardeş makyaj severler. Youtube da meşhurlar ve bu snapshot ta orada favori fondötenlerinden bir kare. Ben değilim ben ağzımı asla bu şekilde açmam  :)))













alış veriş

     Bugün aldığım iki üründen bahsetmek istiyorum. Bunlar da cilt bakım ürünleri fiyatlarını inanılmaz ucuza aldım. Nasıl oluyor bilmiyorum ama BİM den 12.90 a aldım. Bunlar Garnier 35 + , son derece yeni ürünlerinden biri Garnier in, özelliği, çay polifenolleri ve elma kök hücresi, ne zamandır elma kök hücreli bi ürün almak istiyodum. Çekirdek almak için girdiğim bim de karşımda görünce dayanamadım. Yaşaran gözlerimle sepete atmam bir oldu. Biraz dramatize etsem de o kadar olcak bugün ilk defa kullandım. Merak eden olur ve sorarsa seve seve nasıl olduğunu yazarım. Günlük nemlendiricisi ve göz kremi ikilisi. Ayrılmaz ikili de diyebiliriz.